Su Deposu Temizlik ve Dezenfektesi

Su Deposu Temizlik ve Dezenfektesi

SULARIN SAĞLIKLI OLARAK DEPOLANMASINDA ÖNEMLİ HUSUSLAR

 

Depolara kadar sağlıklı bir şekilde getirilen suların sadece depoya alınarak muhafaza edilmesi yeterli değildir. Depodaki suya etki eden faktörler aşağıda sıralanmıştır.

 

• Suyun niteliği ve sıcaklığı

• Depo niteliği

• Kontrol ve izleme

• Denetleme 

 

Sağlıklı Koşullarda Su Depolamak İçin

• Deponun belirli periyotlarla mutlaka temizlik ve dezenfektesi yapılmalı, 

• Su, depoda uzun bir süre bekletilmeden yani sadece su kesintisi olduğu zaman değil sirkülasyon halinde tüketilmeli, 

• Depo, suyun özelliklerini bozmayacak nitelikte olmalı veya uygun bir malzeme ile kaplanmalı, 

• Depo içinde boru bağlantılarında (kanalizasyon, kalorifer ve su tesisatı) sızıntı olup olmadığının kontrolü yapılmalı, 

• Depodan belirli aralıklarla numuneler alınarak analizleri yaptırılmalı. 

 

 

1. Suyun Niteliği ve Sıcaklığı

Suyun depolanması sırasında suyun niteliği ve sıcaklığı önemli bir parametredir. Depodaki suyun kaynağı depolamaya etki eder. Herhangi bir dezenfeksiyon işlemi uygulanmayan suların depoda biriktirilmesi suyun kirlenmesine neden olacaktır. Şöyle ki hiçbir arıtımdan geçirilmemiş kuyu artezyen gibi yeraltı sularının depoda bekletilmesi ile oluşabilecek mikrobiyolojik faaliyetler ile, şebeke suyunun depolanması esnasında depo içerisinde olaşabilecek faaliyetler farklıdır. Şebeke suyunda, suyu belirli bir süre muhafaza edecek klor mevcuttur. 

Hava sıcaklığı su depolama esnasında dikkat edilecek önemli unsurlar arasındadır. Özellikle yaz aylarında sıcaklığın artması, su içerisinde mikrobiyolojik faaliyetlerin hızlanmasına neden olmakta ve bakteri oluşumu için ortam oluşturmaktadır. Bu nedenle yaz aylarında su depolarına daha fazla önem gösterilmeli ve suyla bulaşan hastalıkların önlenmesi için suyun kalitesi belirli aralıklarla kontrol edilmelidir. 

 

2.Depo Niteliği

Suların depolandığı depo niteliği, suyla etkileşimi açısından önemlidir. İçme-Kullanma sularının depolanmasına ilişkin depo niteliğinin taşıması gereken kriterlerle ilgili yasal bir mevzuat bulunmamakla birlikte 17 Şubat 2005 tarih ve 25730 sayılı "İnsani Tüketim Amaçlı Sular Hakkında Yönetmelik" de depo niteliği fayans olarak belirtilmiştir. Ayrıca bu yönetmelikte suların niteliklerini değiştirmeyecek paslanmaz çelik ve benzeri maddeler ile yapılmış depolar ve suyla temas eden yüzeylerin epoksi gibi maddelerle kaplı çelik tanklar da kullanılabilir şeklinde maddelenmiştir.

 

Ülkemizde kullanılan çeşitli depo türleri vardır. Çelik, galvaniz, paslanmaz, saç, fiber, beton ve fayans depolar olarak sınıflandırılmaktadır. Kullanılan birçok deponun suyla olumsuz etkileri tespit edilmekle birlikte kullanımına devam edilmekte ve bu konuda herhangi bir yasal düzenleme getirilmemektedir. Özellikle sac depolar, ömrü dolmuş galvaniz ve çelik depolar suyun kalitesini olumsuz yönde etkilemektedir. 

Yaptığımız çalışmalarda depoların büyük çoğunluğunun paslı sac depolar olduğu tespit edilmiştir. Bu depoların uygunsuz olduğu iyi kalitede suyu bile kirlettiği suya renk ve pas verdiği bilinmektedir. Bu durum ilk etapta fiziksel kirlilik olarak tespit edilse de (sudaki renk) zamanla insan sağlığını tehdit edici rahatsızlıklara neden olmaktadır. Beton depolarda ise suyun kimyasal yapısı (korrozif, yumuşak, mineralce zengin vb.) depo yüzeyinde etkileşime neden olabilmektedir. 

Kullanma ömrü dolmuş ve yüzeyi dökülmüş ( fayans, beton) kullanımı elverişsiz depolar için uygun bir yalıtım malzemesi belirlenmelidir. Bu yalıtım malzemesinin suyla etkileşimi ve içme-kullanma suyu kalitesi üzerindeki etkileri belirlenip bu konu ile ilgili gerekli yasal çalışmaların bir an önce başlatılması gerekmektedir. 

 

 

 

Su Depoları Neden Dezenfekte (Su deposu dezenfektesi) Edilmelidir? 

1. Bulaşıcı hastalıkların yayılmasına sebep olan patojen mikroorganizmaları yok etmek.

2. İçme sularında kötü tat ve kokuya neden olan organik maddeleri ve organizmaları uzaklaştırmak.

Bulaşıcı hastalıklar için su en elverişli geçiş vasıtasıdır. Su depolarında uzun bir süre bekletilen şebeke suyunda, klor aktivitesini yitirmekte ve mikroorganizmalar için elverişli ortam oluşmaktadır. Su depolarının uzun süre temizlik ve dezenfektesinin yapılmaması sonucunda, meydana gelen fiziksel, kimyasal ve biyolojik kirlilikler, su depolarında; çamurlaşma, dökülme, paslanma, suda; renk, koku ve bakteri oluşumu neden olmaktadır. Bu durum suyun içilebilirlik ve kullanılabilirlik özelliğini yok etmektedir.

Suyun sağlıklı, kaliteli ve güvenli bir şekilde halka ulaşması için, şebeke suyu istenen kaliteyi sağlasa bile, belli dönemlerde şebeke hatlarında yapılan bakım onarım çalışmaları sonrasında, suya bulaşan kirleticilerde depolar için büyük risk oluşturmaktadır.

Ayrıca çalışmalarımızda tespit ettiğimiz önemli kirletici unsurlardan biride depo içerisindeki kanalizasyon bağlantı borularında oluşan sızıntılardır. Bu sızıntılarla suya bulaşan canlı organizmalar insan sağlığını tehdit etmektedir.

Sonuç olarak içme ve kullanma suyu depolarının bakım, onarım, temizlik ve dezenfekte işlemleri için standart kriterler belirlenmeli; bu standartlar ile depo içerisindeki suyun kullanım amacını ve kalitesini koruyabilecek şekilde gerekli denetimleri yapılmalıdır.

 

      

           önce                                                                                                                                                                                    sonra

 

       

önce                                                                                                                                                                                          sonra

 

        

 

   

Depo Dezenfeksiyon Uygulaması Öncesi                                                   Depo Dezenfeksiyon Uygulaması Sonrası

 

   

 

 

Bakım ve Dezenfektesi Yapılmayan Su Depoları Tehlike Saçıyor

Güvenli bir kapağı olmayan ve uzun süre kullanılmayıp varlığı unutularak temizlik dezenfektesi yapılmayan su depoları, insan sağlığı açısından tehlike saçmaktadır. Yaptığımız çalışmalar sırasında hayati önem arz eden suyun, kapağı açık bir şekilde, güvenli olmayan, sağlıksız ortamlarda depolandığı; depolarda pas, kum, balçık, sülükler ve patojen bakterilerin yanında; inşaat atıkları, elbiseler, ayakkabılar, kedi ve fare ölüleri bulunduğu tespit edilmektedir.

Bulaşıcı hastalıklar için su en elverişli geçiş vasıtasıdır. Su depolarında uzun bir süre bekletilen şebeke suyunda bulunan klor aktivitesini yitirmekte, mikroorganizmalar için elverişli ortam oluşmaktadır. Su depolarının uzun süre temizlik ve dezenfektesinin yapılmaması sonucunda meydana gelen çamurlaşma, dökülme, paslanma, suda; renk, koku ve bakteri oluşumu gibi sorunlara neden olmaktadır. Bu durum suyun içilebilirlik ve kullanılabilirlik özelliğini yok etmektedir

 

   

SU DEPOSU NEDEN GEREKLİDİR?  

 

Avrupa Birliği Sürdürülebilir Su Kaynakları Yönetmeliği su çerçeve direktifi suyu ‘Su, herhangi ticari bir ürün değil, aksine korunması, muhafaza edilmesi ve niteliği itibarıyla özel ihtimam gerektiren bir mirastır.’ şeklinde tanımlamaktadır.

 

Su temininin sürekli ve istenen miktarda sağlanamadığı, şebeke hattının mevcut olmadığı veya su basıncının yetersiz kaldığı bölgelerde, su depoları zaruri bir ihtiyaçtır. Suyun depolanması özellikle hastane, okul, site ve fabrika gibi toplu tüketim alanlarında hayati önem taşımaktadır. Toplu tüketim alanlarında çok kısa süreli su kesintileri dahi sağlık açısından önemli rahatsızlıkları da beraberinde getirecektir.

 

Su kaynaklarının mevsimsel olarak yetersiz olduğu (yeraltı suları, yağış suları ile beslenen göl, havza ve baraj suları) dönemlerde su kesintileri sıkça yaşanacaktır. Ayrıca şehir şebeke suyunu sağlayan içme suyu arıtma tesislerinin yüksek enerji ihtiyacı nedeniyle, özellikle enerji sıkıntısı yaşandığı ve elektrik sağlanamadığı dönemlerde su sıkıntıları yaşanabilmektedir. Belirli dönemlerde tüm kentler için geçerli olan bu sorunlar, su deposu kullanılması halinde bir nebze azalacaktır. Bunun için su kesintilerinin azaldığı ve mevcut rezervuarların yeterli kapasitede dolu olduğu dönemlerde depoların gereksiz olduğu düşünülmemelidir.

 

 

Renk Giderimi;

Kuyu suyu kullanımında; fayans, seramik, pvc membran ve beton yüzeylerden istenmeyen sarı kahve renk oluşumu görülmektedir. Özellikle arıtma tesislerinde kaskat havalandırma ile sudan demir ve mangan giderimi aşamalarında havuzların yüzeyinde zamanla demir mangan kaynaklı renk oluşmaktadır. Renk giderimi uygulamalarında özel olarak kullandığımız kimyasal ürünlerle yüzeyde giderimi zor bu tabakaların yok edilmesi sağlanmakatadır.